porno izle
analiz

Sosyal Hukuk Dergisi, Barolar ve Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu öncesinde baro adaylarıyla süreci konuşmaya devam ediyor. Avrupa’nın en büyük barolarından biri olan İstanbul Barosu’nun İlke Çağdaş Avukatlar Grubu Başkan Adayı Av. Mehmet Durakoğlu, “Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanmadan, adalet sistemi ‘yönetilemez’ dedi.

Durakoğlu’nun cevapları şu şekilde:

Yeni adli yılın henüz başındayız. Sizce yurttaşların adalet aramalarına ilişkin bu adli yıldaki temel sorunlar nelerdir?

Bu adli yılın da en önemli sorunu, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının bir türlü sağlanamamış olmasıdır. Bu sorun çözülmeden, Türk Adalet Sisteminin “yönetilebildiğine” dair tüm savlar temelsiz kalacaktır. Yargının tarafsız ve bağımsız olmasının sadece yargıya ilişkin bir sorun olmadığı ve özü itibariyle “insanca yaşamaya” dair olduğunu halka anlatabilmemiz ve halkın da adalet talep etmesi ön koşuldur.

Ekim ayı içerisinde Türkiye’nin dört bir yanında Baro Genel Kurulları yapılacak. 15 Temmuz ve sonrasındaki Ohal Döneminde Baroların ve Barolar Birliğinin tutum ve davranışlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

15 Temmuz gerçeği Baro Genel Kurullarının gündemini ciddi biçimde etkileyecek, değiştirecek ve kendisini konuşturacaktır. Kuşkusuz 15 Temmuz öncesinde “nasıl ve hangi biçimde” tavır takınıldığı, 15 Temmuzun gelmekte oluşunun sezilip sezilmediği ve/veya boyun eğilip edilmediği bir Baronun geçmişinde de geleceğinde de önemli belirlemeler olacaktır. Nihayet 15 Temmuzu 16’sına bağlayan sabahı beklemeden demokrasi inancını gösterme cesaretini hangi Baronun sergilediğine de bakmak gerekir. İyi ki İstanbul Barosu var. Ve ben iyi ki onun levhasına yazılmışım. Web sitesine girdiğimde OHAL ile ilgili ne zaman ve hangi ahval ve şeraitte neler yazıldığını ve zamanın onları ne denli haklı gösterdiğini görebiliyorum.

OHAL öncesi Yargıtay ve Danıştay Kanunlarında değişiklikler yapıldı. OHAL ile birlikte de çok sayıda hakim ve savcı görevden alındı. Yeni dönemde tüm bu gelişmelerin hukuk uygulamasında ve yurttaşların hak arayışlarında nasıl bir etkisi olacaktır?
Ben ülkeyi 15 Temmuza getiren bu yapının, ülkenin bütün birimlerinden temizlenmesi gerektiğine inanıyorum. Bu bağlamda, yargıç ve savcıların görevden alınmalarıyla birlikte başlayan sürecin, yargı camiasında yaratacağı sorunları çok önemsemekle birlikte, bunları yaşamamızın mukadder olacağını düşünüyorum. İktidar-cemaat ortaklığının bizi getirdiği bu sürecin hesabını sorma arzusunun, bu temizliğin yapılmasını engellememesini diliyorum. Cemaat bağlılıklarına ilişkin kavramların, yargı kavramının felsefi temelleri ile asla örtüşemeyeceğinin tesbit edilmesi ve bu anlamda zihinlerde bir öncelik sıralaması yapılmalıdır. Bugün, hak arayışı bağlamında yargının dibe vurduğu noktadayız. Bunu daha 15 Temmuz öncesindeki anketlerde de tesbit etmiştik. Şimdi bütün uğraşımız, dipten hızlı çıkışı sağlamaya yönelik çabalarımızda şekillenmelidir. Bunu yaşamsal önemde buluyorum.
2016 Baro Genel Kurullarında sizce adalet arayan yurttaşların ve avukatların hangi sorunları öncelikle tartışılmalı, çözüm öneri ve mücadele hedefleri belirlenmelidir?
2016 Genel Kurulları yurttaşlar için de avukatlar için de çok önemli bir evrede yapılıyor. Yurttaşların hak arama özgürlüğüne getirilen kısıtlamalara, avukatlık görevinin yerine getirilmesi engellenerek varılmaya çalışılıyor. Bu çok tehlikeli bir uğraş… Yurttaşlar avukatlara sahip çıkmalı ve onlara tanınan “ayrıcalıkların” yurttaşlar için olduğunun bilincinde olmalıdırlar. Biz avukatlar olarak hukuk devletinin savunmanları olmak istiyoruz. Bütün uğraşlarımız ve açtığımız bütün talepler de hukuk devleti iddiasına yöneliktir. Avukatlar bu yolun önünde engel değil, yeni yolun mimarlarıdır. Siyasal iktidarın bu bilinçte olmasıdır bizim dileğimiz… Bunu farketmelerindeki bütün gecikmeler, özünde hukuk devletini geciktirecektir.

Yorumlar

Video Porno Incesti