porno izle
Genel

Kahire valisi Abdel-Kawi Khalifa bu hafta içinde, Kahire çöplerinin yüzde 70’ini geri dönüştürerek Türkiye modelini izlediğini açıkladı.

Khalifa, Kahire şehir merkezindeki kalabalık yerlerde yaşanan park sorununu çözmek üzere Türkiye’nin sahip olduğu deneyimi izleme planlarının olduğunu ekledi.

Siyasi düzeyde ise, Al-Ahram Politik ve Stratejik Araştırma Merkezi (ACPSS) bu hafta içinde Ankara merkezli Stratejik Düşünme Enstitüsü (SDE) ile birlikte “Türkiye ve Mısır’da Demokratikleşme ve Anayasal değişiklikler:Karşılaştırmalar ve dersler” başlıklı bir sempozyum düzenledi.Her iki düşünce kuruluşunun katılımcıları, iki ülke arasındaki benzerlikler ile farklılıkları ve alınacak dersleri gözden geçirdi.ACPSS’den El-Sayed Yassin ülkeler arasında karşılaştırma yapmanın kolay olmadığını ve her iki ülke arasında farklılıkların olduğunu kabul etti. Türkiye, toplumun dengeli politikalara kapı açmasını sağlayan demokratik bir dönüşüme uğradı. Önceki rejim, demokrasi, insan haklarına saygı ve iktidarın dönüşümü yönünde değişiklikler yapmayı reddedip engellediği için, Mısır siyasal dönüşüm geçirmekte başarısız oldu. Bunun yerine, başkanlık mirasına odaklandı ve herhangi bir adayın başkanlık seçimlerine gerçekten katılmayı imkânsız kılan koşullar ortaya koydu.

Yassin’e göre 25 Ocak Devrimi bu başarısızlığın ilanıydı. Bu, demokrasiye dönüşümün devrimden başka bir yolla gerçekleşemeyeceğini gösterdi.

Kocaeli Üniversitesi’nden Samir Salha, henüz tamamlanmamış olduğu için bir model olarak Türkiye deneyimine ilişkin uyarıda bulundu.

Samir, katılımcılara “Arap ya da İslam ülkelerine model olarak kullanılabilecek sonuçlar elde etmediğimiz, Türkiye modeli veya genel olarak Türkiye deneyimi ya da Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) deneyimi henüz premature olduğu için terimi kullanmak için henüz erken” dedi.

Türkiye deneyiminin başörtülü kadınların meclise girip girmemeleri gibi temel sorunları henüz çözmediğini ifade eden Samir,  bu deneyim hala Kürt azınlığının kaderi ve siyasal elit ile ordu arasındaki ilişkiler gibi iç ve dış sorunlarla karşı karşıya, ordu laiklikten uzaklaşılırsa her an iktidara dönmeye hazırdır dedi.

Samir, yıllar geçtikçe Türkiye’nin ordu kuruluşlarının otoritesini adım adım siyasi iktidara bırakmaya ikna etmeye başardığını söyledi. “Bu bir gecede olmadı ancak bir çok bedele  ve bir dizi darbeye mal oldu.” Mısır Ordusu’nun aynı rolü oynamaya hazır olup olmadığını sorgulayan Samir, ordunun olağanüstü hale son vermek istememesinin hala oyunun esas oyuncusu olmaya devam ettiği mesajını verdiğine işaret etti. Dolayısıyla, otoritesini siyasi iktidarlara bırakmak isteyip istemediği hala büyük bir soru işaretidir.

Son olarak Samir, Türkiye’nin Mısır’ın demokratik güç olarak yeniden doğmasını beklediğini, zira iki ülke arasındaki stratejik koordinasyonun “bölgedeki trafiğin önümüzdeki beş yıl içerisinde tekrar organize” edebileceğini belirtti. Samir iki ülke arasındaki işbirliğinin esas olarak ekonomi ve ticarette olmasını umuyor.

ACPSS’den Diaa Rashwan iki ülke arasında büyük farklılıklar olduğunu söyledi. Öncelikle, Mısır, Türkiye deneyimine damgasını vuran süreklilikten yoksun. “1952 Devrimi demokrasiye dönüşümde duraklamayı temsil etti. 25 Ocak Devrimi’nin ön-devrim politikalarının duraklaması mı yoksa devamı mıdır göreceğiz,” dedi.

Sonra, Mısır’da kelimenin gerçek anlamıyla bir siyasi parti yok. Bu partiler kendilerini devrimden sonra geliştirmeye çalışıyorlar, tersine değil, oysa Türkiye’deki siyasi islam iktidar olma yolunu Müslüman Kardeşler gibi islami gruplardan ziyade güçlü siyasi partilerden bulumuştur.

Rashwan Mısır’ın bir devrime tanık olduğunu, Türkiye’nin ise olmadığını söyledi. Öngörüsüne göre Mısır devrimi dönüşüm noktasında ve içinde bulunduğu evre sonuncusu olmayacak. “Başka bir devrim ya da bazılarının söylemeyi tercih ettiği gibi ikinci bir devrime şahit olabiliriz ve bu hâkim olan askeri şûrayı iktidarda kalmaya zorlayabilir. Bu evre demokrasiden gerçek gerilemeye ve Türkiye deneyiminden uzaklaşmaya tanıklık edecektir.”

SDE’den Ahmet Uysal ordunun Türkiye’de egemen olma başarısızlığının AKP’nin yolunu açtığını söyledi. Kendisine göre Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ordunun ve kendinden öncekilerinin hatalarından ders aldı. Bu nedenle, Erdoğan dinden çok demokrasiye odaklandı.

Sivil toplum kuruluşlarının aktif rol oynamasının önemi ve çeşitli siyasi partiler arasındaki diyalog ve tolerans Uysal’ın dikkat çektiği diğer etkenler.

Uysal demokrasinin iki evreden geçtiğini söyledi: Girişim ve kökleşmesi. Türkiye ikinci, Mısır ise ilk evreden geçiyor.

ACPSS’den Amr El-Shobaki Türkiye’deki dönüşümün siyasi eğilimler arasında uzlaşma sağlamayı ve laik ve islami eğilimler arasındaki kutuplaşmaya son vermeyi başaran hukuk devleti ile kurumların yönettiği siyasi pratik yoluyla geldiğini söyledi.

Karşılaştırmasında, El-Shobaki Türkiye deneyimi değişim arayışında süreklilik yaşarken bunun Mısır’da yaşanmadığını söyledi. “Refah Partisi tasfiye edildikten sonra, Fazilet Partisi kuruldu, sonra AKP geldi. Mısır’da Müslüman Kardeşler’in yeni nesli içindeki anlaşmazlık 1995’te oldu. Ancak, devrimden iki ay sonrasına kadar Vasat [Orta Yol] Partisi’ni kuramadılar” dedi.

Son 30 yılda Mısır’ın iç reformlara kapı açan ve İslam’i akımın özgürce çalışmasına izin veren Turgut Özal gibi bir liderinin olmadığını ekledi. Mısır’da, Mübarek döneminde herhangi siyasi değişim aranmadı. Sadece siyası mirasın yolunu açmak için uğraşıldı.

El-Shobaki’ye göre üçüncü fark Türkiye’nin her zaman demokratik bir devlet olmamasıdır. Buna rağmen, yasaya devamlı saygı gösterdi. Mübarek rejimi ise kanun yapıp çiğnemeye alışıktı.

SDE başkanı Yasin Aktay AKP ve Erdoğan’ın esas hedefinin Türkiye toplumunu geliştirmek ve İslami cemaatler ve devletler ile iyi ilişkiler kurmak olduğunu söyledi.

Aynı Türkiye grubu bağımsız gazete Al-Youm Al-Sabei tarafından düzenlenen ve Mısır’da ve Türkiye’de demokratikleşme ve anayasal değişikliklerin tartışıldığı başka bir sempozyuma katıldı. Amerikan Üniversitesi de bu hafta başında “Çağdaş demokratik ve politik dönüşümler üzerine Türk-Mısır konuşmaları” başlıklı bir günlük konferans düzenledi. Bu konferansta Mısır’da ve Türkiye’de politik sahne, ordu ve sivil devlet arasında karşılaştırma yapıldı.

Çeviren: Nermin Avcı

Yorumlar

Bir Cevap Yazın