porno izle
GÜNDEM

Kars’ın merkezine 40 kilometre uzaklıkta bulunan Boğatepe köyünün kadınları, kurdukları Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği bünyesinde bitki kurutma atölyeleri açtı.
Uzmanlardan da bitkiler hakkında eğitim alan kadınlar, özellikle tıbbi alanlarda kullanılan yaklaşık 35 bitki türünü kurutarak işlem yapıyor. Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği Başkan Yardımcısı Zümran Ömür, dernek olarak tıbbi bitkiler üzerinde çalışmalar yaptıklarını söylüyor. Derneği 2007 yılında kurduklarını ve 45’i kadın 60 üyeleri olduğunu anlatan Ömür, “Köyümüzde 650 bitki çeşitliliği var biz bunlardan 35’inin tıbbi bitki olduğunu öğrendik.” diyor. Ömür, tıbbi bitkilerin doğru kurutulması ve işlenmesi için uzmanlardan eğitim almalarını şöyle aktarıyor:
“Bunlar için uzman hekimler getirttik. Uzman hekimler bize doğru toplamayı, doğru kurutmayı ve hangisinin hangi hastalığa faydalı olduğunu öğretti. Buna göre atölyeler kurduk, atölyelerde gölgede kurutmamızı söylediler ve günün hangi saatinde kurutmamız gerektiğini öğrendik. Krem yapmayı öğrendik, yağ çıkartmayı öğrendik…”

Köyde mevsime göre kullanılan 2 atölye var
Ömür, köydeki kadınların birçok alanda çalışma yaptığını anımsatarak “Kadınlarımız hem çiftçidir hem de tıbbi bitkilerle uğraşıyor hem de peynir yapımıyla uğraşıyor. Kadın ve erkekler beraber çalışıyoruz.” diyor.
Köyde güneşli ve yağmurlu günler için iki farklı atölye kurduklarını ifade eden Ömür, şunları anlatıyor: “Yağmur yağdığı zaman çok önemli bizim için bitkilerin zamanında kurutulması için fırın gibi bir yerde tezek ya da fındık kabuğuyla yanan kurutma atölyemiz var yağmurlu günlerde bu atölyede kurutuyoruz. Kadınlarımız için önemli olan bitkiler arasında yer alan civanperçemi, bu bitkiyi kadın hastalıklarında kullanıyoruz. Sarı yoğurtçu otunu ses tellerine guatr, akciğer ve kemir erimesinde, yarpuzumuz doğal bir antibiyotik ve aynı zamanda ayran aşı pişirilir, ısırganımız var her derde deva, kekik var Kafkas endemiğinden, kantarondan yağlar çıkartıyoruz, hem de sakinleştirici özelliği olan bir bitkimiz. Kafkas kara kafesinden de uzmanlar bize krem yapmayı öğretti, eklem ağrılarımızda kullanıyoruz.”

“Atatürk bize seçme ve seçilme hakkımızı vermiş, evde mi otursaydık”?

Fotoğraf: gezip-gorelim.blogspot.com

 

2010 yılında Kars’ın meşhur 32 tür peynirinin gelecek nesillerine aktarılması için bir de peynir müzesi kurmuş Zümran Ömür ve arkadaşları. Burası aynı zamanda Türkiye’nin ilk peynir müzesi. Burada gravyer, eski kaşar, Türkmen saçak, Malakan, tulum, otlu, kelle, tel, çürük, çanak gibi birçok peyniri görebiliyorsunuz, üstelik bu peynirlerin bir benzeri dünyanın hiçbir yerinde yok ve hepsi tescilli. Müzenin amacı ise kaybolmaya başlayan peynir türlerini kurtarmak, üretim süreçlerini korumak, bu süreçte gıdalara nelerin tat verdiğini bulmak, Kars bölgesindeki peynirin hikayesini anlatmak, ürünleri dünyaya tanıtmak.

Kars gravyerinin çıkış yeri olan Boğatepe Köyü’nde yer alan bu müzeyi gezip peynir üretimi hakkında eğitim alabiliyor, tadım yapabiliyor ve bu özel peynirlerden satın alabiliyorsunuz.

Zümran Ömür; “Atatürk bize seçme ve seçilme hakkımızı vermiş, evde mi otursaydık..! Kadının yeri eşinin arkası değil, yanıdır” diyor ve kadınları daha fazla toplumsal hayata dahil etmek için elinden geleni yapıyor;  üreten, üreten herkese destek vermekten çekinmiyor. 

Hedefi kırsaldaki kadınların toplumda yer alması

Ömür, köy kadınları olarak çalışmaları sürdüreceklerini vurgulayarak şunları söylüyor:
“Derneğimizin hedefi kırsaldaki kadınların toplumda yer alması, aile içerisinde söz hakkı olsun istedik. Eşinin arkasında değil yanında yer alsın istedik ve gelecek nesillere bu doğanın bize sunmuş olduğu bitkilerle sağlıklı bir yaşam bırakalım istedik. Köy kadınları olarak tıbbi bitkilerde devam etmek istiyoruz.” 

 

Ticari Hayat ,Yemek.com , AA dan derlenmiştir.

Yorumlar