banner
banner
banner
porno izle
Genel

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) önceki dönem Eş Genel Başkanı olan Selahattin Demirtaş’ın tutuklu olduğu ana davanın üçüncü duruşması 11 Nisan’da başladı. Demirtaş, duruşma için 10 Nisan  Salı günü akşam saatlerinde tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Sincan Cezaevi’ne getirildi. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma 3 gün sürdü. Demirtaş, dosya kapsamında ilk kez 460 gün sonra 14 Şubat’ta hakim karşısına çıkmıştı. 13 Nisan’daki duruşmada ara kararını veren mahkeme heyeti, Demirtaş’ın tutukluk halinin devamına karar verildiğini açıkladı. Bir sonraki duruşma 18 Temmuz’da görülecek.

Duruşmaya izleyici kotası

İleri’de yer alan habere göre; Sincan Cezaevi Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen duruşmayı HDP’li milletvekillerinin yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl de izledi. Duruşmaya dün ve önceki gün olduğu gibi bugün de 50 izleyici sınırlaması getirildi.

“Ölürsem tabutumu da dik çıkarın”

Edirne Cezaevi’ne dik girdiğini oradan da dik çıkacağını belirten Demirtaş, “Benim arkadaşlarıma tavsiyemdir: Ben orada ölürsem tabutumu da dik çıkarsınlar, yatay çıkarmasınlar” dedi.

“Davutoğlu, siyasetçi olarak fiyaskodur”

Duruşmanın üçüncü gününde de fezlekelerde kendisine yönelik suçlamalara ilişkin savunma yapan Demirtaş, 6-8 Ekim Kobanê eylemleri ve Ceylanpınar’da iki polisin öldürülmesine değindi. Demirtaş, dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na ilişkin açıklamalarda bulundu. Davutoğlu’nun başarısız bir kitap yazsa da önemli bir akademisyen olduğunu ama siyasetçi olarak tam bir fiyasko olduğunu söyleyen Demirtaş, “Bu olaylarda neden bu kadar aceleciydi, neden yargıyı beklemedi. 1 saatte tüm bu vakaları nasıl çözdü? Bunları açıklamalı” ifadesini kullandı.

Davutoğlu’nun çözüm sürecine asla inanmamış bir siyasetçi olduğunu kaydeden Demirtaş, “Davutoğlu, Neo-Osmanlıcı üst emperyal devlet örgütlenmesi kafasında kurmuş basiretsiz bir siyasetçidir. Kürt halkına eşit bir bakışı yoktur. Tam savaş rantçılığı yapmış çözüm sürecinin bitirilmesine katkı yapmıştır” dedi.

Ne mahkemenizden adalet beklentim var ne adaletin gerçekleşeceği inancım var”

Demirtaş, şöyle devam etti: “Siyasetçinin işi alternatifleri oluşturmak, alternatifleri zorlamaktır. Bunu yapmayan siyasetçi basiretsiz ucuz politikacı kan emicidir. Bir defa şükür olsun ki rabbimize bunun için vicdanen rahatız sonuna kadar uğraştık. Tek bir insanın canının kurtulmasına vesile olmuşsam ben bunun için bin yıl yatarım. Biz çatışmanın derinleşmesini önlemişsek, çözüm sürecinin bir gün bile uzaması için çalışmış, bir kişiyi bile kurtarmışsak bunun için bin yıl yatarım. Peki binlerce insanın katliamından sorumlu olanlar lüks içinde yaşayıp, devleti ele geçirip kudretli iktidarlarında keyif sürseler bile benim F tipi hücrede duyduğum huzuru duyabilir mi? Duyamazlar. Ben çok huzurluyum. En lüks saraydan daha da huzurlu şekilde Edirne’de F tipi hücrede yatıyorum. Yatmaya da devam ederim. Ne mahkemenizden adalet beklentim var ne adaletin gerçekleşeceği inancım var.”

“Hakkımdaki Davalarda Hakimlere baskı yapılıyor”

“Ben buraya suçlamalara karşı savunma yapmak için değil suçları teşhir etmeye geliyorum” diyen Demirtaş, Kendisini siyasi yasaklı konuma düşürmek için devam eden davalarında hakimlere baskı yapıldığı bilgisinin kendisine ulaştığını ifade etti. 

Demirtaş, şunları söyledi: “Asliye mahkemeleri öyle bir baskı altında dosyaları sürdürüyorlar ki inanılmaz. Mümkünse Demirtaş’ı siyaset dışı bırakmak için çaba içindeler. Beni bir an önce siyasi yasaklı konuma düşürmek için özel olarak bazı hakimlere avukatlar tarafından baskı yapıldığını biliyorum. Biz bu yargıya mı güveneceğiz. Beni siyasi yasaklı yapabilirler ama benim ölüm bazılarının dirisinden daha fazla siyaset yapar. Bana siyasi yasak getirdiklerinde oraya bir de ‘Halkla arasında sevgi saygı bağının koparılmasına’ diye yazmayacaklar. Hakkımda ömür boyu siyaset yasağı da konulsa ben siyasetçiyim. Hücrede de siyaset yaparım. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı seçimini belirleyecek olan biziz. Kilit biziz anahtar biziz. Siyaset yasaklı da olsam biziz, olmasam da biziz. Kilit bizim elimizdedir. Bakalım ne yapacaklar göreceğiz.”

“Kürt ifadesinde ‘K’yi küçük harfle yazmak Kürt Halkına ihanettir”

Demirtaş, duruşmada iddianameye konulan bir konuşmasını okudu. Metinde “Kürt” ifadesindeki “k”nin küçük yazıldığına dikkat çeken Demirtaş, “Kürt halkı bütün halklar gibi onurlu bir halktır. Hakaret babında “k” küçük yazılmış. Bu şekilde yazılması halka hakarettir. Düzeltilmesi lazım, itiraz ediyorum” dedi. 

Tutukluluk halinin devamına karar verildi

Ara kararını veren mahkeme heyeti, Demirtaş’ın tutukluk halinin devamına karar verildiğini açıkladı. Bir sonraki duruşma 18 Temmuz’da görülecek.

 

Kaynak: İleri Haber

Davanın ikinci günü (12.04.2018) hakkındaki haber için bakınız:  Cumhuriyet

Davanın ilk günü (11.04.2018) hakkındaki haber için bakınız: Siyasi Haber

Yorumlar

Video Porno Incesti