banner
banner
banner
porno izle
analiz

ESKİ Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, geçen cuma akşamı Taha Akyol’un CNN Türk’teki “Eğrisi Doğrusu” programında Afrin harekâtından söz ederken bir ara şehir merkezlerinde yürütülen terör harekâtlarının zorluklarına değindi.

Başbuğ, Başbakan Binali Yıldırım’ın harekâtın ilk safhasında sınır hattı boyunca 20-30 kilometre genişliğinde bir alanın kontrol altına alınacağını açıkladığını hatırlattıktan sonra sözü “ikinci safha”ya getirdi:

“(Başbakan) İkinci safhada dedi ki, ‘Afrin merkezinde ve diğer bölgelerde yerleşik olan teröristleri yok edeceğiz’. Bu tabii ki, bir meskûn mahalde teröristle çatışmadır. Türk Silahlı Kuvvetleri bu konuda tecrübeli mi, tecrübeli… Silopi, Cizre, bütün o olayları hatırlayın

Başbuğ, konuşmasının bir başka yerinde meskûn mahallerdeki çatışmaların çok zor” olduğuna dikkat çekerek, şöyle konuştu:

Niye zor? Yerleşim biriminde sivil halkla teröristi ayırt etme şansınız çok zor… Bu yapacağınız operasyonda masum sivil halka zarar vermeyeceksiniz. Şehit veriyoruz, bu yüzden şehitler veriyoruz…

Orgeneral Başbuğ, sözlerine şöyle devam ediyor:

TSK bu konularda tecrübelidir. En iyi şekilde planlamıştır ve bunları en iyi şekilde icra edecektir, bundan hiçbir endişemiz olmasın. Silahlı kuvvetlerimizin tecrübesi var mı, var. Teknolojisi süper. Tabii burada en önemli olan, şimdi oradaki komutanların aklından geçen ana nokta şu: Ben bu harekâtı en az zayiatla nasıl yaparım?”

İkincisi” dedi İlker Başbuğ: “Bakın bahsettiğimiz şehir 180 bin nüfuslu

*

İnternette Google Earth programına girerek Afrin’i sokak sokak inceleyebilirsiniz. Afrin, aslında kuzey-güney istikametinde yol alan nehrin doğusunda ve batısındaki iki ana yerleşimden oluşuyor. Yerleşimleri Afrin nehrinin üstündeki iki köprü birbirine bağlıyor. Kuzeybatı noktasından güneydoğu noktasına çektiğiniz bir çizgi yaklaşık 4.5 kilometrelik bir mesafeyi gösteriyor. Kuzeydoğudan güneybatıya olan çizgi ise yaklaşık 3 kilometre.

Bu genişlikteki şehirde yaşayan nüfus Arap, Kürt ve daha az sayıda Türkmen olmak üzere etnik bir çeşitlilik gösteriyor.

Yıldırım’ın sözünü ettiği “ikinci safha”yı bekleyen Afrin’le ilgili coğrafi ve demografik parametrelerin realitesi bu şekilde özetlenebilir.

*

Milliyet Ankara Bürosu’nun güvenlik alanındaki uzman gazetecisi Tolga Şardan’ın dünkü önemli haber analizi aslında Afrin’de bir şehir harekâtının muhtemel riskleri karşısında Ankara’da yapılmakta olan bazı hazırlıklara değiniyordu. “Sınır ötesi hendek operasyonu” başlıklı yazıda anlatılanlar, aslında İlker Başbuğ’un dikkat çektiği güçlüklerle yakından ilgilidir.

Buna göre, Ankara’ya ulaşan bilgiler, PYD/YPG’nin özellikle Afrin kent merkezi çevresinde önemli ölçüde silah yığınağı yapmakla meşgul olduğunu gösteriyor. Örgütün kent merkezi ve çevresinde hendek ve barikatlar yaptığı, bombalı tuzaklar kurduğu anlaşılıyor, tıpkı 2015’te Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki il ve ilçe merkezlerinde yaptığı gibi… Türk yetkilileri özellikle düşündüren bir husus, PYD’nin silahlı kanadı olan YPG’nin ABD’den elde ettiği etkili konvansiyonel silahlara sahip olması.

 

Şardanın aldığı bilgiye göre, TSK’nın elindeki ağır zırhlı araçlar Afrin’in dar sokaklarında rahat hareket edemeyeceği için hafif zırhlı araçlara sahip polis ve jandarmadan timlerin görevlendirilmesi ihtimal dahilinde.

Hesaba katılması gereken bir başka önemli nokta, Afrin’in Türkiye’de hendek barikat çatışmalarının yaşandığı ilçelerden alan/nüfus yoğunluğu bakımından daha büyük olması.

Neresinden bakılırsa bakılsın, harekâtın ikinci safhasına geçilmesi halinde Türk güvenlik güçlerini Afrin’de çok zor bir görevin bekleyeceğini söylemek mümkün. Geçen hafta vurguladığımız gibi, ABD’nin ağırlığını koyması suretiyle YPG unsurlarının buradan tahliye edilmesi, Afrin’de yaşanacak bir şehir çatışmasını önleyecek geçerli bir çözümdür.

 

Bir not: Geçen cuma günü bu köşede çıkan yazımda, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir F-16’nın, çarşamba günü Menbiç’in yakınlarına bir bomba attığını yolunda The New York Times’ta yer alan bir habere atıf yapmıştım. Ankara Temsilci Yardımcımız Uğur Ergan, ertesi günü bu konuda kaleme aldığı bir haberde, patlama olayına değişik bir açı getirdi. Ergan, “güvenilir kaynaklar”a dayanarak, uçağın bomba atmadığını, buna karşılık ses duvarını geçerek “sonik patlamaya”ya yol açtığını, bunun bomba gibi algılandığını yazdı. Okurların dikkatine getiriyorum. Tabii ister ses, ister bomba patlaması, yaşanan hadise ABD tarafına bir mesaj verildiği gerçeğini değiştirmiyor. (hürriyet)

Yorumlar

Video Porno Incesti