banner
banner
banner
porno izle
Eğitim

AKP iktidarının 3 Kasım 2002’de birinci parti çıkmasıyla tüm yaşam alanlarına yaptığı saldırılar, eğitim alanında attığı pek çok gerici adımla kendini göstermiştir. Eğitimde laikliğin, aydınlanmanın, bilimselliğin tasfiyesine yapılan bu saldırılar, 4+4+4 eğitim sisteminin uygulanmaya koyulmasıyla büyük bir ivme kazanmıştır. Piyasaya sürülen bu gerici eğitim sistemi 6287 sayılı ‘’İlköğretim ve Eğitim Kanunu’’ ile ‘’Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’’un hedefi laik, bilimsel ve akademik eğitim sistemine vurulan en büyük darbelerden birisidir.

Bu kanunla pek çok gerici adım atılarak Kuran-ı Kerim ve Hz.Muhammed’in Hayatı bir kanun maddesiyle Talim Terbiye Kurulu’nun kararıyla seçmeli din dersleri arasına girmiş, dinci-gerici bir eğitimin uygulanma süreci hız kazanmıştır.

Bu dersler okul idarecilerinin zorlamasıyla çocuklarımıza dayatılmış, “zorunlu” din dersleri haline getirilmiştir.

“Dindar” nesiller yetiştirmeye yönelik bu uygulama farklı inançlara sahip kesimler üzerinde bir ‘’mahalle baskısı’’ oluşturmuş, böylece toplumu bölmeye çalışan ‘’kindar’’ nesiller yetiştirmenin de önünü açmıştır.

Zorunlu din dersleri “laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti” olan bir ülkede olamaz. Çok uluslu bir imparatorluktan gelen bir ülkede, tek tip din ve mezhep ekseninde yürütülen din eğitimi ‘’Laiklik ve Eşitlik’’ ilkesine aykırıdır. Siyasal iktidarlar laiklik ve eşitlik ilkesi gereği tüm inanç sistemlerine eşit uzaklıkta durmalı, çoğunluğun dini lehine kayırıcı, koruyucu rol oynamamalı, bu rolü üstlenmemelidir.

4+4+4 eğitim sistemiyle evlatlarımıza dayatılan ve geleceğimizi karartmaya yönelik bu uygulama “Yeni Türkiye” denilen ucube bir projenin eğitimdeki uzantısıdır, ideolojiktir ve hedefi de bellidir.

TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) sistemiyle yaklaşık kırk bin öğrencinin isteği dışında imam-hatip okullarına yerleştirilmesi bunun en iyi örneğidir. Bütün okulları imam-hatipleştirmeye yönelik yürütülen eğitim politikaları, türban serbestliği ile devam etmiş, evlatlarımızın kendi özgür iradeleriyle (!) türban taktıkları yalanıyla kılıf bulunmuş, son olarak “Karma Eğitimi” tartışmaya açmıştır.

Karma eğitime saldırı, Eğitim-Bir-Sen’in 19.Milli Eğitim Şurası’nda “Karma eğitimin kaldırılması” önerisi ile şimdilik askıya alınmıştır. Tek cinsiyetli eğitimle, çocuklarımızın başarısının artacağı yönünde pek çok yalan ve safsatalarla öneri olarak sundukları bu projeyi, gelecekte kendi uygun buldukları ilk fırsatta uygulamaya koyacaklarını hepimiz biliyoruz artık.

Ve şunu da biz iyi biliyoruz ki, eğitimde başarının artmasının cinsiyetle hiçbir alakası yoktur. Eğitimde başarının artması uygun bir sınıf ortamına, laik ve bilimsel eğitim programlarına, donanımlı yetiştirilen öğretmenlere ve eğitime yönelik uygun materyallere bağlıdır.

Ülkenin karanlığa büyük bir hızla sürüklendiğini gören ve bunu kendine dert edinen biz öğretmenler;

*Dindar bir eğitim yerine; laik ve çağdaş bir eğitim istiyoruz.

*AKP eliyle Türk-İslam sentezine dayalı cinsiyetçi ve otoriter bir eğitim yerine; eşitlikçi, katılımcı, çoğulcu ve insan haklarına dayalı bir eğitim istiyoruz.

*İtaatkâr bireyler yerine; sorgulayan bireyler istiyoruz.

*Tek din, tek millet eğitimi yerine; çok kültürlü bir eğitim istiyoruz.

*Piyasacı, paralı, ezberci eğitim yerine; parasız ve nitelikli bir eğitim istiyoruz.

*Çocuklarımızı istismar aracı olarak gören bir eğitim yerine; çıkarlarını koruyan bir eğitim istiyoruz.

*Ayrımcı, ötekileştirici bir eğitim yerine; eşit haklar temelli bir eğitim istiyoruz.

Biliyoruz çook şey istiyoruz.

Ama bizler karanlığın karşısında aydınlanmanın; gericiliğin karşısında bilimselliğin, laikliğin ve özgürlüğün yanında olmaya devam edeceğiz.

Emeksiz zengin olanın

Kitapsız bilgin olanın

Sermayesi din olanın

Rehberi şeytan olmuştur.

                      Yunus EMRE

Yorumlar

Video Porno Incesti