porno izle
Genel

Munzur Çevre Derneği, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla İstanbul Taksim’de Galatasaray Lisesi önünde saat 19.00’da bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, nefes alınan alanların bir bir yok edildiği belirtilerek, buna karşı mücadeleden vazgeçilmeyeceği vurgulandı.

Pirha’nın haberine göre; Dernek, sulara el konulmasına, HES’lere, nükleer santrallere, siyanürlü altın işletmeciliğine, “kentsel dönüşüm” projelerine, kentlerin orman alanlarının, doğal güzelliklerinin yağmalanmasına, su havzalarının yok edilmesine karşı akşam saat 19.00’da Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması yaptı.

Basın açıklamasına Karadeniz İsyanda Platformu, KHK ile kapatılan Tv10 yöneticilerinden ve Tv10’da yayınlanan Vatis programının sunucusu Veli Haydar Güleç katıldı.

Munzur Çevre Derneği Başkanı Hatun Esen’in okuduğu basın açıklamasında 1972 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “5 Haziran Dünya Çevre Günü” olarak ilan edilmesi hatırlatılarak, “Daha fazla kar ve sömürü hırsı için dünyanın kirletilmesinde başrol oynayan emperyalist Devletler, bir yandan doğayı ve yaşam alanlarımızı yok ediyor, diğer yandan yaptıkları zirvelerle günah çıkartmaya çalışıyorlar” denildi.

“Kentlerimiz, ormanlarımız ranta-talana kurban ediliyor”

“Nefes aldığımız alanlar bir bir yok ediliyor” denilen açıklamada, “Bugün dünyanın birçok yerinde ağaç dikme, çevreyi temizleme ve çeşitli etkinliklerle doğanın bize sunduğu güzellikler korunuyor ve zenginleştiriliyor. Ancak yaşadığımız topraklarda ise bu durum tam tersine dönmüş durumda. Nefes aldığımız alanlar bir bir yok ediliyor, kentlerimiz, sokaklarımız, ormanlarımız, yaylalarımız sermayedarlar tarafından ranta-talana kurban ediliyor ve insansızlaştırılmaya çalışılıyor. Bizlerde bugün burada bu saldırıları bir kez daha teşhir etmek ve her türlü saldırılara karşı yaşam alanlarımız için mücadele etmekten asla vaz geçmeyeceğimizi bir kez söylüyoruz” ifadeleri kullanıldı.

“Bu mücadele nefes alıp veren tüm insanlığın mücadelesi”

Bu mücadelenin nefes alıp veren tüm insanlığın mücadelesi olduğunun belirtildiği açıklamada, şunlar dile getirildi:

“Korkuyorlar çünkü; Gezi Parkı’nı yıkmaya kalkıştıklarında milyonlar sokağa döküldü ve aylarca süren bir İsyan başladı. Gezi’de patlak veren çevre talanı ve mücadelesi her geçen gün yeni bir boyut kazanarak tüm kesimin gündemine girdi. Korkuyorlar çünkü; Gezi bilinciyle Sinop ve Mersin Akkuyu halkı, Nükleer santrallere karşı sokaklara döküldü. Korkuyorlar çünkü; Tokat ve Dersim halkı “HES yapma boşuna yıkacağız başına ”sloganlarıyla sokaklara indi. Korkuyorlar çünkü; Havva ana, Karadeniz’in doruklarından “Devlet kimdir? Devlet biziz. Biz halkız” dedi ve bütün Artvin halkı bunun üzerine sokaklara dökülerek “Cerrattepe geçilmez, Artvin halkı yenilmez” mesajı verdi. Korkuyorlar çünkü Maraş-Terolar’da bulunan Alevi köylerindeki kadınlar bu bilinçle günler süren bir direniş ördü ve “Ovama dokunma” dövizleriyle yaşam alanlarına sahip çıktı. Korkuyorlar çünkü: Cizre, Nusaybin, Sur, Derik, Şırnak gibi Kürt kentlerinde yaşayan halkın evlerini, mahallelerini, köylerini ve kentlerini savaş uçaklarıyla, tankla, topla yerle bir ederek taş üstünde taş bırakmadılar. Kürt halkı yapılan onca katliama ve saldırılara rağmen yaşam alanlarını hala savunuyor ve kentlerini, evlerini egemenlerin sermayesine peşkeş çekmesine izin vermeyeceklerinin mesajlarını veriyorlar.”

“Büyüknohutçu çiftini öldürenler, Dersim’i su altında bırakmak isteyenlerdir”

Antalya’da taş ve maden ocaklarının kapatılması için mücadele eden çevreciler, Ali Ulvi Büyüknohutçu ve Ayşin Büyüknohutçu’nun katledilmesine de değinilen açıklamada,”Büyüknohutçu çifti, daha önce defalarca ölümle tehdit edilmiş, fakat yine de mücadelelerinden vazgeçmemişlerdir. Ve sonunda rant projelerinin mimarileri çifti evinde 10 Mayıs günü katlettiler. Ali ve Ayşin çiftinin katilleri aynı zamanda Sur’u yerle bir edenlerdir, Dersim’i sular altında bırakmak isteyenlerdir, Tokat’a, Artvin’e HES yapımlarıyla saldıranlardır” denildi.

Çevre ve doğa mücadelesi bir gün ile sınırlandırılamaz onun için her gün sokakta, her gün isyanda olacağız” diyen Munzur Çevre Derneği üyeleri, “Bu mücadeleyi doğa ve yaşam savunucuları olarak Tokat’tan Artvin’e, Terolar’a, Sur’a oradan Sinop’a ve Dersim’e büyüteceğiz” sözünü verdi. (Pirha)

 

Yorumlar