banner
banner
banner
porno izle
FİKİR

Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Kasım günü yapılan Latin Amerika Ülkeleri Müslüman Dini Liderler Zirvesi’nin kapanışındaki konuşmasında ileri sürdüğü sansasyonel tarih görüşleri kaçınılmaz şekilde o mutat “suni gündem” tartışmalarının da eşlik ettiği şekilde gündeme geldi. Ancak Erdoğan’ın sözleri gerek kendi zihin dünyasını, gerekse danışmanlarının araştırma anlayışını ortaya koymak yönünden önem taşıyor.

Erdoğan’ın çoğu kez olduğu gibi içeriği gölgede bırakan teatral, debdebeli üslubundan ayıklarsak sözlerinde esasen dile getirdiği iki iddia var:

  1. Amerika kıtasını 1178 yılında Müslümanlar keşfetti.
  1. Kristof Kolomb Küba’da bir cami gördüğünü yazmıştır.

İlk iddianın yakın kaynağını kesin olarak saptamak mümkün değilse de AKP ve müttefiki politik çevrelerin özellikle 27 Mayıs karşıtlığı ve muhafazakârlık konularında sembol bir isim kabul ettiği ve dünya akademik çevrelerinde saygın bir konuma sahip İslam kültür tarihçisi Fuat Sezgin’in muhtemel dahli olduğu söylenebilir (http://www.dailymotion.com/video/x2abreh_prof-dr-fuat-sezgin-amerika-kitasi-ni-musluman-denizciler-kesfetti_news). Sezgin son dönemde Amerika’yı Müslümanların keşfettiği yönündeki tartışmalı görüşleriyle gündeme gelme çabası içinde. Dolayısıyla Amerika’yı 1178 yılında Müslümanların keşfettiği iddiasının geniş bir sahada ve yoğun okumalarıyla tanınan Fuat Sezgin’in Erdoğan’ın danışmanları ve/veya yakın çevresi ile yaptığı kişisel sohbetlerden kaynaklandığını düşünmek mümkün.

İddianın birincil kaynağı ise 1911 yılında Amerikalı sinologlar Friedrich Hirth ve W.W. Rockhill tarafından çevrilerek St. Petersburg, Rusya’da basılan iki eski Çin belgesi. Song hanedanı döneminden kalan ve 1178 ile 1225 yıllarına tarihlenen iki belge sözkonusu. İkinci belge aslında iki ciltlik bir kitap. Dönemin gümrük müfettişlerinden, liman idarecisi Zhao Rugua (http://en.wikipedia.org/wiki/Zhao_Rugua) tarafından yazılmış ve “Barbar Halkların Tasviri” adını taşıyan bir coğrafya kitabı. Erdoğan’ın derdi olan ve dolayısıyla şu anda bizi geren konuyu da 1178 tarihli rapordan, yani birinci belgeden alıntıyla anlatıyor. Rapora göre Müslüman gemiciler Mu-lan-p’i adı verilen uzak bir diyarla ticaret yapıyorlar. Dikkat ederseniz 1178 sadece raporun tarihi ve süregelen uzak deniz ticaretinden bahsetmek için çok daha eski bir “keşif” olması gerektiği de açık. Dolayısıyla Müslümanların 1178 tarihli bir keşfinden söz edilmiyor. Erdoğan’ın, danışmanlarının ve/veya yakın çevresinin kaynakları ister bilinçli, ister bilinçsiz olarak çarpıtma alışkanlıklarının örnekleri burada başlıyor. Peki Mu-lan-p’i diyarının Amerika kıtası olduğu düşüncesi nereden çıkıyor? Sansasyonel tarih tezlerinin ezici çoğunluğunda olduğu gibi tarih alanı dışından bir araştırmacının görüşlerinden. Tayvanlı botanikçi Hui-lin Li  (http://www.archives.upenn.edu/faids/upt/upt50/li_h.html) Pennsylvania Üniversitesinde çalıştığı dönemde Mu-lan-p’i hakkındaki belgelerden haberdar oluyor. Li Zhao’nun kitabında Mu-lan-p’i diyarından getirildiği söylenilen tarım ürünlerinden yola çıkarak o ülkenin Amerika kıtası olduğu sonucuna ulaşıyor ve bulgularını Amerikan Şark Cemiyeti’nin 1960’taki yıllık toplantısında sunuyor (http://www.jstor.org/discover/10.2307/2718572?uid=2134&uid=384752561&uid=3739192&uid=2&uid=70&uid=3&uid=384752551&uid=60&purchase-type=none&accessType=none&sid=21104556314121&showMyJstorPss=false&seq=1&showAccess=false). Görüşleri tarih çevrelerince kabul görmüyor ama bir takım “marjinal” çevrelerce kullanılmaya devam ettiği anlaşılıyor.

İkinci iddianın izlerini sürmek ise daha kolay. 1996 yılında As-Sunnah Foundation of America adlı kuruluş tarafından yayımlanan, Pre-Columbian Muslims in the Americas (Amerika [Kıtalarında] Kolomb Öncesi Müslümanlar) başlıklı ve Dr. Youssef Mroueh imzalı yazı (http://www.mediamonitors.net/youssefmroueh1.html). Öncelikle yazarın kimliğini saptamak çoğu kez araştırmacıya kolay yol aldırır. Bazı yorumcuların edindiği izlenimin aksine, Youssef Mroueh bir tarihçi değil, As-Sunnah Foundation çalışanı değil, başka “eserler” ortaya koymuş birisi hiç değil. Öncelikle belirtmek gerekir ki ABD teamülünde “Dr.” unvanı kural olarak tıp doktorları için kullanılırken, beşeri bilimler ve örneğimizde tarih doktorları için kullanılan unvan “PhD” olmaktadır. Dolayısıyla yazarın tarihçi olmadığı açık. As-Sunnah Foundation çalışanı olarak lanse edilmediği ise yazısının bir “misafir yazar” havasında, yazının Müslümanların Amerika’ya Gelişinin Bininci Yılı (996-1996 Miladi) Kutlamaları İçin Uluslararası Festivaller Hazırlık Komitesi gibi tumturaklı isme sahip sahte bir oluşum tarafından hazırlandığı not düşülerek yayımlanmasından anlaşılıyor. Nihayet, Yusuf isminin “Youssef” şeklinde frankofon esinli çevrimi Lübnan’da yaygın ve yine Mroueh Lübnan’da sık rastlanan bir soyadı. Bu noktada As-Sunnah Foundation’ın ne olduğuna geçebiliriz. As-Sunnah Foundation kurucusu ve başkanı Şeyh Muhammed Hişam Kabbani ünlü Nakşbendi-Hakkani şeyhi Nazım Kıbrısi’den icazet almış bir fakih ve tarikat şeyhi ve şaşırtıcı olmaması gerek ki Lübnan kökenli (http://sunnah.org/wordpress/?p=156) . Dolayısıyla “Dr. Youssef Mroueh” isminin Kabbani’ye ya da Lübnanlı bir müntesibine ait veya Harun Yahya kitaplarında alışık olduğumuz şekilde As-Sunnah Foundation’ın kolektif çalışmasına konulmuş bir müstear ad olduğunu düşünmek dahi mümkün. Nihayet Nazım Kıbrısi ve ağının geçmişte Millî Görüş, şimdilerde AKP ile yakın ilişki içinde olduğunu hatırlamak yararlı olacaktır.

Yazının içeriğine gelirsek, oldukça titiz, ciddi kaynakça ve referans sistemine sahip bir çalışma olduğu izlenimi yaratıyor. Ancak bu izlenimin ne kadar yanıltıcı olduğu kısa sürede ortaya çıkıyor. Yazar Kolomb’un Küba’da cami gördüğü iddiasını Kolomb’un güncesine dayandırıyor ve gösterdiği kaynak da tanınmış Kolomb uzmanı Mauricio Obregón’un 1991’de The Columbus Papers adıyla yayımlanan kitabı. Ancak bu kitap Kolomb’un güncesi değil, 1493 yılında yazdığı bir mektubunun New York Public Library’de bulunan nüshasının tıpkıbasımı (http://www.amazon.com/exec/obidos/ASIN/0025910450/mmn-20). Yazarın ve onu takip edenlerin sahteciliği en basitinden burada başlıyor çünkü Kolomb güncesi olarak bilinen eser de Kolomb’a ait değil! Kolomb’un bahsedilen ilk seyahati sırasında henüz sekiz yaşında olan tanınmış Dominiken keşişi Fray Bartolomé de las Casas tarafından hazırlanmış. Kaldı ki Kolomb’dan üçüncü kişi kipiyle ve Amiral unvanıyla bahsediyor (http://mith.umd.edu/eada/html/display.php?docs=columbus_journal.xml). Dolayısıyla Kolomb’un “gördüm” dediği herhangi bir şey de yok. Öte yandan metne baktığımızda ortada yine cami falan olmadığını, yalnızca “zarif bir camiye” benzetilen bir tepeden bahsedildiğini açıkça görüyoruz. Kısacası ortada cami yok ama olmayan caminin minaresini çalıp kılıfını çoktan hazırlayan bir Şark kurnazlığı, maalesef gittikçe Kaddafi ve emsallerinin ruh haline yakınsayan bir nobranlık ve cehalet karışımı var.

Yorumlar

Video Porno Incesti