porno izle
analiz

– CHP için HDP’yle temas felaket anlamına mı geliyor?

CHP – HDP temasının “tehlikeleri” üzerine yapılan değerlendirmeler birkaç başlıkta gerekçelendiriliyor: İktidarın birlikteliğe zorlayarak CHP’ye tuzak kurduğu; anketlerde seçmenin bu yakınlaşmaya reaksiyon vereceğinin ölçülmesi; Afrin gündeminde ayrışan tek partinin HDP olması ve 90’lı yıllarda yapılan SHP – HEP ittifakının kötü hatıraları. Bunlara ek olarak muhalefet blokundaki diğer aktörlerin çekinceleri.

Niyetini bu kadar açık eden, “tehlike” için bu kadar gürültü koparanların “tuzak kurduğu” iddiası, hem onların, hem de tuzağa düşmesi beklenenlerin zekâsına hakaret. Anketler ise, alınmak istenen sonuçtan çok, değiştirilmesi gereken verili durumu anlatıyor. Afrin ile “metal yorgunluğunu” çözmeye kalkan iktidarla aynı çizgide olmanın getirisi de çok daha tartışmalı. 90’lı yıllarda sivil siyasetin boğulmasında olduğu gibi, asıl tuzak 7 Haziran – 1 Kasım arasında yeniden kuruldu ve hep birlikte içine girildi.

– Partilerin ilişki kurmalarının tek biçimi ittifak mıdır?

Siyaseti güç yönetimi ve siyasi ilişkileri de güç aracı olarak gören iktidarın tek ilişki kurma biçimi, ittifak veya düşmanlık. “Ya benimlesin ya da karşımdasın” anlayışı, güvenemese bile ihtiyacı olduğu sürece kendisine bağlı müttefikler ve yine kendine benzetebildiği düşmanlar yaratabildiği sürece avantajını koruyor. Tıpkı daha önce, “Batı”yla, cemaatle, şimdi de MHP’yle kurulan ittifaklarda olduğu gibi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, “Halkın oylarıyla seçilmiş bir partiyi yaftalamak gibi saçma bir şey olamaz. Tek adam rejimine karşıyız diyen herkesle bir arada olacağız” dedi. 7 Haziran’daki “seni başkan yaptırmayacağız” dalgasında ve Kılıçdaroğlu’nun Ahmet Türk ile kol kola girdiği Adalet Yürüyüşü’nde olduğu gibi, ittifak dışında da ilişki yolları var: Ne dediğini merak etmek, dinlemek ve konuşmaya başlamak gibi.

 HDP’nin denkleme dahil edilmesinde CHP’nin rolü nedir?

En beklenmeyen isimlerden CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, Selahattin Demirtaş’ı hapishanede ziyaret ederek açılışı yapmıştı. Yılmaz, kendi seçim bölgesi dahil olmak üzere çok olumlu tepkiler aldığını; Kemal Kılıçdaroğlu da, ziyaretten bilgisi olduğunu, Demirtaş’a selam gönderdiğini söyledi. Ardından Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, Demirtaş’ın duruşmasını izlemeye gitti, savunmasını Deniz Gezmiş’inkine benzetti. Hâlâ bir kıyamet kopmadı.

Eğer CHP’nin iddia ettiği gibi “tek adam rejimine” karşı olanlar yüzde 60’lar seviyesinde oy alacaklarsa, bunun CHP ile İYİ Parti arasında gidip gelen seçmenle olamayacağı ortada. Oy tabanını önemli ölçüde koruyan HDP’nin sadece sayısal olarak değil, siyasi olarak da denkleme dahil olması, muhalefet bloku açısından son derece önemli. Bu kapıyı açmanın tek adayı (belki biraz da Saadet) olan CHP’de cesaretli hamleler görülüyor.

– HDP’nin siyasi etkinliğinde Demirtaş’ın ağırlığı ne kadar?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Demirtaş için, “Şiddet bitsin diye bir çaba gösterdiğini ve samimi bir adam olduğunu düşünüyorum. Terörü bitirme çabası yüzünden içeride olabilir” dedi. Demirtaş da, yaptığı savunmalarla (suçlamalarla) içinden geçilen ve içinde yaşanan süreçle ilgili yüzleşmeyi neredeyse “tek başına” sürdürüyor. Ve artık başında, yer almadığı partinin tamamından daha fazla siyaset üretiyor.

“Vallahi kendisi istedi” ya da “içerde olması yönetsel zorluk yaratıyordu” gibi fazla ikna edici olmayan gerekçelerle Demirtaş imkânını zayıflatmış HDP ise, kararsızlık içinde: Anketlerdeki sonuçlara ve kongre katılımına yaslanarak durumunu – belki dengeleri de- korumuş olmayı yeterli görüp, siyaseten etkili bir aktör olmak yerine bir aritmetik sonuç halinde kalmaya teşne gibi. Denklem dışında kalmaya gösterilen rıza, çok haklı baskı ve saldırı bahaneleriyle açıklanabilme sınırını da biraz geçmiş durumda.

– HDP’nin denkleme dahil olması neden önemli?

İktidarın, her zaman yaptığı gibi “teke tek” mücadeleyi muhalefeti tek bir blok haline getirerek kazanmayı hedeflediği, hâlâ en yaygın, en popüler yorum. Ancak, yapılan araştırmalar iktidarın bu stratejisinin pek de istediği sonucu garanti etmediğini gösteriyor. Bu yüzden, 16 Nisan rövanşından kaçınmak için muhalefet blokunun yan yana durmaktan çekinen, parçalı ve birbiriyle sorunlu olmasına giderek daha fazla çaba harcanıyor, harcanacak.

Muhalefetin, iktidarın olası hamlelerine karşı savunma ya da formül bulmaktan daha fazlasına ihtiyacı olduğu açık. Başta CHP olmak üzere muhalefet, hem siyasi gündemi belirleme gücünü ele geçirme, hem destek profilini daha geniş bir coğrafyaya yayma ve hem de hiçbir oyu sandıkta yalnız bırakmama açısından, zemini genişletmek, aktif aktörleri artırmak, birbirlerini de denkleme dahil olmaya cesaretlendirmek zorunda. (Cumhuriyet)

Yazının tamamı için tıklayınız.

Yorumlar

Bir Cevap Yazın