banner
banner
banner
porno izle
GÜNDEM

Asla kendi kalesine gol attırmayan, buna mahal vereni de hemen kusan bir ortak akıl, bir ruh ile karşı karşıyayız..

O’nun “orantısız zekasına” uymayan bir iş yapmaya kalkıp adını kullanmaya kalktığınız an sizi dışlıyor! Bunu hangi araçlar, hangi medya, hangi sosyal birikimle yaptığı henüz hesaplanamıyor ama yapabildiği aşikar.

Elbette Gezi’den söz ediyoruz… 27 mayısta çakılsada kıvılcım başlangıcı 31 mayıs kabul edilen, ülkeye yayılan, resmi verilerle 5 milyon bilfiil “aktivisti”, kendi sosyal medyası, mizah ve sanat anlayışı hatta jargonu olan yani şu an Türkiye’nin en “örgütlü” ve dinamik hareketinden söz ediyoruz.

Beş milyon aktivistin evden çıkmamış en az bir on milyon kadar da gölgesi olduğunu hesap ettiğinizde bugün Türkiye’de siyasete şekil verecek daha gerçek bir dinamik bulamazsınız!

Peki “gezi” siyasi bir hareketmidir?

Aslında hayır! “hükümet istifa” gibi çok net siyasi sloganlar haykırmış olsa, ülke tarihinde ilk defa sola bu kadar büyük bir açık çek yazmış olsa da gezi bir sosyo-kültürel harekettir. Ancak olacak politik hareketin alt metni olduğu da muhakkak gibidir!

Sıkça duyduğumuz “neden başarılı olamadı peki?” sorusu zaten cevaplanmayı bile haketmeyecek kadar hatalıdır. Fransız ihtilali, paris komünü günlerinde de meydanlara giyotin kurulmuş bedeller ödenmiş. Herhalde o günlerde de bir paris esnafına fikri sorulsa “yani oldu da ne oldu şimdi, neye yaradı bu? Olan bizim camlara oldu” gibi şeyler derdi, içinde olduğu lahzanın dünya kaderine etkisini hayal edemeden…

Evvela başarıdan kastımız nedir? Hükümeti neden istifa ettiremedi deniyorsa çünkü hedefi bu değildi! Örgütlü, planlı bir hareket olmadığının en büyük ispatı, Taksim Meydanı “temizlenmişken”, hemen her şehirde halk sokaklardayken 2.,3. adımları planlayıp halka duyuran ve hareketi “sevk ve idareye” soyunan hiçbir aktör ol(a)mayışıdır. Ki bu hareketin avantajı ve dezavantajıdır. Başarıdan kasıt, polis şiddetine neden direnilemediği ise, o da basit; eşit iki gücün karşılaşmadığı bir ortamda gezi yine kendi kalesine gol attırmadan iktidarı salt bir şiddet aygıtına çevirip teşhir ederken aslında onu tüm şiddetiyle süngere yumruk atan bir demir yumruğa çevirmişve darbeyi emerken erk’i boşa düşürmüştür!

Bu itibarla artık söylemekte sakınca yok, hükümetin en büyük hatası parklara müdahale ederek “sönümlenmeye” yüz tutacak bir hareketi mahallelere, parklara, sokaklara dağıtıp ölümsüzleştirmesidir..

Ve bildiğimiz üzere “domino etkisi” çalışmaya başlamıştır.. Politikada,Türkiye gibi siyasetin hantal olduğu bir yerde sadece 2 yılda, akp ile cemaatin nikahını bitirmiş, sol partilerin tamamını sarsmış ve yeniden biçimlendirmiş (devam ediyor), chp nin yakın tarihteki en iyi! hükümet programını çıkarmasınısağlamış, mhp ye vizyon katmış, hdp ye “bütünlüklü” siyaset yapması konusunda cesaret vermiştir. Sokakta ise, Türk bayrağı ve Atatürkü resmi, soğuk, devletlü içeriğinden koparıp muhalif hatta özgürlükçü tarafa kazandırmış, topluma bir boykot, direniş, grev, dayanışma ruhu aşılamış, Laiklik gibi bir büyük ortak paydayı (kürtler, aleviler, sosyalistler, kemalistler arasında ortak bölen) cesaretle savunulur hale getirmiş ona yeniden bir içerik katmıştır.

Bir “çoğunluk hareketi” olarak Gezi…

Hayır sayısal olarak değil. Hayır “renklerin birlikteliği” anlamında da değil. Gayet toplum ortalaması anlamında çoğunluk, kimlik tarifi olarak, “Türk, Sünni, Erkek egemen, Hetero, Orta sınıf, Atatürkçü” gibi tariflerin hemen hiçbiri ile bir derdi olmayan hatta ta kendisi olan bir toplam gezi’nin ana gövdesidir! Doğru, kadınlar en öndeydi ve olmasalardı olmazdı, doğru, lgbti ler harekete “renk” verdi, doğru, nerdeyse tüm kürt illeri de katıldı, doğru ödenen bedeller, yitirdiğimiz canlar anlamında en ağır bedeli alevi gençler-aileler ödedi yine, doğru sosyalistler direndi, doğru yoksullar en öndeydi… hepsi doğru olsa da hareketi toplumda diğer tüm hareketlerden farklı kılan yukarıda saydığım ana gövdedir.

Tam da bu nedenle yine, sol kontrol edemediği birşeyi (anlamadı ne olduğunu) bitirmeye çalıştı, alevi örgütleri itidali elden bırakmadı, kürt siyaseti “ölçülü” destek verdi hatta yukarıda söz ettiğim ana gövdeyi doğru! analiz ettiği için “darbeci” bir toplam diyecek bile oldu.. Hasılı bu ana gövde ilk defa sola, çok renkli, çok sesli, laik, anti faşist, bağımsızlıkçı siyasetlere, gruplara kredi açmışken bunu henüz temsiliyet anlamında siyasete tercüme edebilen çıkmadı…

Demek ki yeni şeyler söylenmesinin arifesindeyiz.. bu yüzyılın “ne yapmalı” sı yazılıp cevabı bulunuyor demekki..  Bugün Türkiye de iktidardan emperyalizme, CHP’den fuat avni gibi istihbarat gruplarına, cemaatten HDP’ye kadar herkes bitişi başlayan AKP’den boşalacak alanı gezi destekli sol’un doldurmaması için “siyaset dizaynına” soyunmuş durumdadır.. Sol da zaten böyle bir iktidar vizyonu olmamasından bağımsız bir endişedir bu..

CHP ve HDP’nin “bana oy vermezsen AKP güçlenir” mealindeki seçim kampanyaları açıkça bir topluma şantaj siyasetidir! Satrancı doğru okuyup adım atıyor ve alan kapatıyor, tekleşiyorlar ama asla yeni bir şey söylemiş değiller.. hele chp hiç.. Haziran hareketi ise bu kulvarın dışında, henüz çok gençdir. Avantajı: asla chp li olmayacak kitleleri kapsayabilir, hdp nin, sınıf siyaseti yerine kimlik siyaseti, mikro milliyetçilik koyan “yeni sol”una razı olmayanlara seslenebilir ve yukarıdaki ana gövde ile diğer tümü arasında tutkal olabilir!! Dezavantajı, eski dinamiklerle yeni şeyler yapmaya, söylemeye çalışmasıdır.

Peki 7 haziran,

Seçimlere ve sandık meselesine gelince “gezi” ne yapacak, göreceğiz.. gezi bir sandık hareketi değil buna eminiz. Fakat biz de, bir hükümet kurulacak ve bizi yönetip yasalar yapacak ise ve bugün tüm dertlerimizin kaynağı siyasi iktidar ise “bana ne” diyemeyiz..

Kanımca gezi bu defa chp nin oylarını artırması, hdp nin barajı aşması ve belki bir koalisyonun temellerinin atılması için, sandık güvenliğinin sağlanması için, herkesin oy vermesi için harekete geçmiş durumda!

Ama bence en çok da CHP ile HDP’nin kendi başarılarının altında kalacakları bir ortam hazırlıyor. Çünkü “onlara rağmen” değil onları aşarak yeni bir şey söylenecek ve yapılacak!!

Bu yüzden başarmalılar…

Yorumlar

Video Porno Incesti