porno izle
BAŞYAZI

 

1990’lı yıllar failli meçhullerin ve katliamların yaşandığı en karanlık dönemlerden biri olarak toplumsal hafızada da yurttaşların yüreğinde de silinmez acı izler bırakmıştır. Bu dönemin en unutulmaz ve onarılmaz olanlarından biri şüphesiz tarihe Gazi ve Ümraniye Katliamları olarak geçen toplumsal olaylardır.

İstanbul Gazi Mahallesi’nde 12 Mart 1995’te bir kahvehanenin taranması ile başlayan, ardından Ankara ve Ümraniye’ye de sıçrayan; resmi kayıtlara göre 22 kişinin öldürülmesi ve 300 kişinin yaralanması ile sonuçlanan katliamın üzerinden 23 yıl geçti.

BirGün Gazetesi’nin bugünkü haberine göre 24 yıl Gazi Davası’nın avukatlığını yapan avukat Remzi Kazmaz artık ülkede hukuk rüzgarlarının esmediğini söyleyerek, cübbesini çıkardı ve Gazi Davası avukatlığından çekildi. Kazmaz “Hukuk yaşantımda hiç taviz vermeden sorumluluğunu taşıdığım Gazi Davası’nı artık gerçek sahiplerine bırakıyorum” dedi.

Katliamda hayatını kaybedenler için bugün anma düzenlenecek.

 

NE OLMUŞTU?

12 Mart’ta Saldırı…

12 Mart 1995 günü akşam saatlerinde İstanbul’da Alevi vatandaşların çoğunlukta yaşadığı Gazi Mahallesi’ndeki dört kahvehane ve bir pastane aynı anda kimliği belirsiz kişilerce bir taksiden otomatik silahlarla tarandı. Kahvehanelerden birinde, Alevi dedesi Halil Kaya hayatını kaybederken, 5’i ağır 25 kişi yaralandı. Saldırganların olay yerinden uzaklaştıktan sonra gasp ettikleri taksinin şoförünü öldürdükleri ve taksiyi ateşe vererek kaçtıkları anlaşıldı.

Saldırıyı duyan yurttaşlar, Cemevi önüne geldi. Yapılan saldırılar karşısında polisin duyarsız kalması nedeniyle Karakola doğru yürüşe geçenlere polis ateş açtı, Mehmet Gündüz isimli 17 yaşındaki genç, polis kurşunuyla öldürüldü ve olaylar bundan sonra başladı.

13 Mart’ta Sokağa Çıkma Yasağı…

13 Mart günü katliamı protesto etmek için İstanbul’un dört bir yanından binlerce kişi Gazi Mahallesi’ne geldi. Protesto sırasında çevik kuvvet ve özel timlerle desteklenen polis yine ateş açtı.15 kişi hayatını kaybederken, aralarında gazetecilerin de bulunduğu birçok kişi yaralandı. Valilik, üç mahallede sokağa çıkma yasağı ilan etti.

 

14 Mart’ta Askeri Birliklerin Gelişi…

14 Mart günü, Gazi Mahallesi’nde konan sokağa çıkma yasağına rağmen olayların bir türlü yatıştırılamaması üzerine bölgeye askeri birlikler sevk edildi.

 

 

 

 

 

Komite Talepleri…

Cemevi’nde kurulan komite, yurttaşların taleplerini duyurdu. Bunlar; cenazelerin verilmesi, sokağa çıkma yasağının iptal edilmesi, gözaltıların serbest bırakılması, asker ve polisin bölgeden çekilmesiydi. Talepler karşılanmadı. Polis saldırı devam etti. Özlem Tunç isimli kadının öldü sanılarak çöp kutusuna atılması da büyük tepki yarattı.

 

 

Ankara’da Protesto…

Gazi Mahallesi’nde çıkan olayları protesto için Ankara Kızılay Meydanı’nda düzenlenen eylemlerde 36 kişi yaralandı.

15 Mart’ta Ateş Ümraniye’ye Sıçradı…

15 Mart’ta 1 Mayıs Mahallesi’nde yapılan protesto eylemine polis saldırısı sonucu 5 kişi öldü, 20’den fazla kişi yaralandı. Burada da sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Göstermelik Dava…

Gaziosmanpaşa Savcılığı’nın katliamla ilgili fezlekesiyle Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 polis hakkında “müdafaa ve zaruret sınırını aşarak faili belli olmayacak şekilde adam öldürmek” iddiasıyla dava açtı.

Yurttaşların Katılımını Engellemek için Dava, Trabzon’a Taşındı…

Eyüp Ağır Ceza Mahkemesi’ne açılan dava kamu güvenliğinin sağlanamayacağı (!) gerekçesiyle Trabzon’a gönderildi. 11 Eylül 1995’te Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan yargılama süreci, 5 yılda 31 duruşma yapılarak 3 Mart 2000’de karara bağlandı.

Ödül gibi Ceza…

Sanık koltuğuna oturtulan 20 polisten sadece 2 polis toplam 4 yıl 32 ay hapis cezası. Cezaları ertelenen polisler, tekrardan polisliğe devam etti.

Gerçek faillerin bir türlü bulunamadığı (!) katliamda Devlet kendini aklamış oldu.

Aileler AİHM’e Başvurdu…

11 Temmuz 2002 tarihinde Yargıtay tarafından kararın onanması üzerine yakınlarını kaybeden 22 kişi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne başvurdu. 27 Temmuz 2005 tarihinde açıklanan kararda Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. maddesinde düzenlenen, yaşama hakkı ve 13. maddesinde düzenlenen, milli makamlara başvuru yollarının kapatılması hükümlerine aykırı davrandığı sonucuna varılırken Gazi Mahallesi’nde katldilen 12 kişi, Ümraniye’de katledilen 5 kişinin ailelerine otuz biner avro tazminat verilmesine hükmedildi.

Dönemin Siyasetçileri ve Kamu Görevlileri Kimlerdi?

Süleyman Demirel – Cumhurbaşkanı
Tansu Çiller – Başbakan
Nahit Menteşe – İçişleri bakanı
Mehmet Ağar – Emniyet Genel Müdürü
Hayri Kozakçıoğlu – İstanbul Valisi
Necdet Menzir – İstanbul Emniyet Müdürü

Emniyet İstihbarat Müdürü Başkan Yardımcısı Hanefi Avcı

Katliamda öldürülenlerin yakınları dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Emniyet Müdürü Necdet Menzir, “Polis ateş etmedi” diyen İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Başbakan Tansu Çiller ve “bin operasyon” yaptık diyen Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ın da arasında bulunduğu sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunmuş, ancak Mahkeme sekiz günlük incelemenin ardından takipsizlik kararı vermişti.

Yorumlar

Video Porno Incesti