porno izle
analiz

“İstatistiklerle Kadın” bülteni, her yıl Mart ayının ilk haftasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)tarafından yayımlanıyor. Bültene “Türkiye’de cinsiyet eşitsizliği” diye bir başlık atılsa kuşkusuz daha açıklayıcı olacak. Çünkü eğitim, istihdam, yönetici pozisyonundaki kadınların oranı, siyasete katılım gibi başlıklar altında toplanan göstergeler, bariz bir eşitsizlik durumunu ortaya koymakta. Zaman içerisinde ufak tefek iyileşmeler görülse de kayda değer bir gelişme sağlanamıyor.

ORANLAR, UÇURUMLAR…

• Türkiye’de 2016 yılında, 25 ve daha yukarı yaşta olan ve okuma yazma bilmeyen toplam nüfus oranı %5,1 iken bu oran erkeklerde %1,6, kadınlarda %8,5 oldu.  Yani, okuma yazma bilmeyen kadın nüfus oranı, erkeklerden 5-6 kat fazla
• En az bir eğitim düzeyini tamamlayanların toplam nüfus içindeki %88,9 iken bu oran erkeklerde %95,1, kadınlarda ise %82,8. 
• Okullaşma oranı bakımından, 2016 yılı için ilköğretimde kız ve erkek çocukları arasında eşitlik sağlanmış denebilir. Ne var ki ortaöğretimden itibaren okullaşma oranı, kız çocukları aleyhine bozuluyor. (Yoksulluk, erken yaşta evlilik ya da patriyarkal kaygılar nedeniyle, ilköğretimden sonra okula devam edebilen kız çocukların sayısı azalıyor. Muhtemelen aileler kısıtlı kaynaklarını erkek çocuklar için kullanmayı tercih ediyorlar.)
• Yükseköğretim cinsiyet eşitliği endeksinin 2008 yılından beri sürekli kız öğrenciler lehine gelişme gösterdiği görüldü. Buna rağmen eşitlik yakalanmış değil. 
• 2016 yılında, yüksek okul veya fakülte mezunu olan toplam nüfus oranı %16,5 iken bu oran erkeklerde %18,8 , kadınlarda %14,2 oldu. 
• Hanehalkı işgücü araştırması sonuçlarına göre; 2016 yılında Türkiye’de 15 ve daha yukarı yaştaki istihdam edilenlerin oranı %46,3 olup bu oran erkeklerde %65,1, kadınlarda % 28 olarak gerçekleşti. Yani, kadınların istihdam oranı erkeklerin yarısından az
• Eğitim durumuna göre işgücüne katılım oranı incelendiğinde, kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe işgücüne daha fazla katıldıkları görüldü. Okuryazar olmayan kadınların işgücüne katılım oranı %15,2, lise altı eğitimli kadınların işgücüne katılım oranı %27,2, lise mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %33,6, mesleki veya teknik lise mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %41,4 iken yükseköğretim mezunu kadınların işgücüne katılım oranı %71,3 oldu.
 
GÖRECE NİTELİĞİ VE ÜCRETİ DÜŞÜK, ESNEK İŞLERDE KADINLAR  ÖNDE
 
• Kadınlar en fazla hizmet sektöründe istihdam ediliyorCinsiyete ve ekonomik faaliyetlere göre istihdam oranı incelendiğinde, tarım sektöründe toplam istihdam oranı %19,5, erkek istihdam oranı %15,5, kadın istihdam oranı %28,7 oldu. Sanayi sektöründe toplam istihdam oranı %26,8, erkek istihdam oranı %31,6, kadın istihdam oranı %15,9 oldu. Hizmet sektöründe ise toplam istihdam oranı %53,7 olup bu oran erkeklerde %53, kadınlarda %55,4 oldu.
• Yine 2016 yılı verilerine göre,; yarı zamanlı çalışanların istihdam içindeki oranı %10,3 iken, erkeklerde bu oran %6,5 , kadınlarda %19,1 olarak gerçekleşti. Özetle, kadınların istihdamda yarı zamanlı çalışma durumu erkeklerin 3 katı. 
 

EVDE CİNSİYETÇİ İŞ BÖLÜMÜ

İstihdamdaki bu olumsuz tabloda, hanedeki işlerin cinsiyet gözetilerek paylaşılıyor olmasının büyük rolü var kuşkusuzTÜİK’in geçen yıl yayımladığı bültende (“İstatistiklerle Kadın 2016”) yer alan şu ifadeler durumu pek güzel açıklıyor:

Aile yapısı araştırması, 2016 sonuçlarına göre; kadınların yemek pişirme, bulaşık yıkama, çamaşır yıkama, ev temizliği ve ütü yapmak gibi sürekliliği olan ev işlerini yaptığı, erkeklerin ise  tamir, boya badana, fatura yatırma gibi başlangıcı ve sonu belli olup görünürlüğü fazla olan işleri yaptığı gözlendi.
Türkiye genelinde yemek yapma işini %91,2 oranında kadınlar yaparken, erkeklerin yemek yapma oranı %8,8 oldu. Evin boya badana işini %80,4 oranında erkekler yaparken, kadınlarda bu oran %19,6 oldu.

Bir evde günde üç öğün sofra kurulduğunu, boya badana işlerinin ise birkaç yılda bir yapıldığını belirtmeye gerek var mı? Kadınların sırtındaki bu geleneksel yüklere, bir de sağlık ve eğitimde piyasalaşmanın  getirdiği sorumluluklar eklendi. Erkeklerin ev işlerini paylaşması söz konusu olmadığı gibi; hasta, yaşlı, engelli ve çocuk bakımına yönelik kamusal kurumlar da son derece yetersiz. Kadınlar bu durumda, bulabildikleri yarı zamanlı işleri tercih ediyor veya ücretli çalışmaktan tamamen vazgeçiyorlar. Kamusal hayattan, çalışma yaşamından koparak her gün eve ve aileye daha çok bağımlı hale getiriliyorlar…

Kaynaklar:

İstatistiklerle Kadın, 2017http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=27594  

İstatistiklerle Kadın, 2016http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=24643

Yorumlar