porno izle
analiz

Türkiye’de büyük medya kuruluşlarının aktarmadığı gerçekler saymakla bitmez. Geçen yıl boyunca Ege’de yaşanan insanlık trajedileri aktarılmayan korkunç gerçeklerden yalnızca biri. Bu trajedilere neden olan insan ticaretinin nasıl gerçekleştiği ve bu insanlık suçunun neden önlenmediği özellikle iktidar yanlısı medyada hiç sorgulanmadı. Milyonlarca dolar kara para Türkiye’de kimlerin eline geçti, kimlerin cebine girdi sorgulayan olmadı.

Bugünlerde Lesvos (Midilli) adasına her gün bir iki bot geliyor. Botların çıkış noktaları geçen sene ile hemen hemen aynı. Botların sayısı gibi botlarla adaya ulaşanların sayısı da azaldı. Geçen yıl hemen her bottan 50-60 kişi inerken artık botlardan en çok 30-35 kişi iniyor. Botları karşılayanlar ise tümüyle değişti. Botları çoğu zaman Frontex tekneleri denizde karşılıyor. Sığınmacılar çoğu zaman bottan tekneye alınıyor ve bot kıyıya çekilerek getiriliyor. Denizde donanmaya bağlı gemiler sürekli nöbet bekliyor. Kıyıda ise Frontex’e bağlı olarak çalışan İspanya, Polonya gibi farklı ülkelerden, üzerlerinde “deniz polisi” veya “sınır polisi” yazan üniformaları olan polisler ve Yunanistan polisi var. Bottan çıkanlar hemen kayıta alınırken, motor ve yedek benzin bidonuna el konuluyor.
Botları denizde karşılamaya gidenlerin arasında Proactiva adlı kuruluşa bağlı olarak çalışan gençler de var. Geçen yıl ve bu yılın ilk aylarında çok sayıda insanın ölmesi ile sonuçlanan olaylar ardından Proactiva ekibi ve hızlı kurtarma botları Skala Skaminias’a gelmişler. Denizde nöbet tutan başka tekne olsun olmasın Proactiva ekibi botlara yardıma koşmak için nöbet bekliyor. Artık sığınmacıları bekleyen bir hekim da var. Waha adlı kuruluşa bağlı olarak çalışan Suriyeli bir hekim görev başında.

Sığınmacılar kıyıya vardıktan kısa süre sonra, otobüs ve minibüsler ile UNHCR tarafından yapılan ilk adım istasyonuna götürülüyorlar ve resmi işlemler başlatılıyor. Karşılama artık düzenli, bürokratik, suratsız ve hijyenik. Resmi görevliler plastik eldivenler ile çalışıyor.
Bu bürokratik karşılamayı kıranlar ise Lighthouse Yardım gönüllüleri. Üzerlerine giydikleri sarı fosforlu yelekleri ile sığınmacıları karşılamak ve yardımcı olmak için koşuşturuyorlar. Dünyanın birçok yerinden gelen gençler bir arada çalışıyorlar. Su, bisküvi, battaniye, sıcak su torbası, temiz giysiler, ne gerekiyorsa hemen taşıyorlar. Sanki insan ticareti yapanların yarattığı karanlığı kırmak için ışık saçıyorlar.

Dün (13 Ağustos) sabah 7.30 gibi kıyıya çıkan 20 kadar sığınmacı arasında Uganda’dan Bangladeş’ten Irak’tan, Suriye’den ve başka ülkelerden gelenler vardı. Hasta veya yaralı yoktu. Kıyıda, yanlarında onlara yardıma koşan Proactiva ekibi sarı tişörtleri ile beklerken, Lighthouse gönüllüleri sığınmacılarla ilgileniyordu. Saatlerce kabarık denizde kalan ve ıslanan sığınmacılara önce battaniye ve su, sonra sıcak su torbası yetiştirildi. Kadın ve çocuklara özel ilgi gösterildi. Çocukların üstleri değiştirildi. Lighthouse ekibinin başındaki Monika üzerinin değiştirilmesini bekleyen bir çocuğa arkasından sarıldı. Onu ısıttı. Çocukların üzerlerini değiştirirken rahatsız olmaması için bir paravan bile oluşturuldu. Sığınmacılar araçlara bindirilip istasyona götürülürken onları Lighthouse gönüllüleri el sallayarak uğurladılar. Her seferinde olduğu gibi…
Ege’de insanlık dramı sürüyor. İnsanları botlara bindirenler de sığınmacıları bir koz olarak kullanmak isteyenler de insan ticareti yapıyorlar. Türkiye’de “demokrasiyi kurtaranlar” ise yine susuyor.

Yorumlar