porno izle
Duyurular

Sevgili arkadaşlar,

Türkiye’de uzun zamandan beri bir rejim değişikliğinin yaşandığı biliniyor.

Hemen her kesimin kendi meşrebince açıklamaya çalıştığı bu değişim, kimi zaman “merkez çevre”, “asker sivil” kimi zaman ise “laik kesimler ile köktendinciler” arasında yaşanan bir çatışma olarak ele alınıyor.

Ya da bütün bu değerlendirmelerin dışında sol bir değerlendirme çabası da, ne yazık ki, çoğu zaman bir “Tüsiad-Müsiad” çatışmasıyla sınırlı kalıyor.

Oysa bu tür değerlendirmeler, meselenin görünen kimi yönlerine işaret etseler bile, bu önemli değişimin uzun yıllardan beri birikerek bugünlere taşınmış çok yönlü ve karmaşık yapısını açıklamaya, niteliğini açığa çıkarmaya ne yazık ki yetmiyor.

Ama bütün bir toplum, bu türden, aslında meselenin sadece belirli yönlerine vurgu yapan “analizler” üzerinden “değişimden yana olanlar” ve “olmayanlar” biçiminde iki ayrı kutba ayrıştırılmak isteniyor. Toplum egemenler arası mücadelenin tarafı haline getirilmek isteniyor.

Böylece “değişime ait olan herşey”, egemenlerin saflaşmasına bağlı olarak “bir paket program” dahilinde gerçeklik ve içerikten kopartılmış olarak ya kutsanıyor ya da lanetleniyor.

Solun bir bölümünün de bu türden kestirmeci yaklaşımlara yakın olduğu, sorunu tek yönlü ve/veya topyekün ele alma kolaycılığına kaçtığı da bir sır değil.

Siyasal bir iktidarın mevcut sınıflar mücadelesinin yaratmış olduğu toplumsal ilişkilerin bir sonucu olduğunu göz ardı eden bir siyaset algısının ürünü olan bu türden yaklaşımlar, siyasal iktidara karşı yürütülecek bir mücadeleyi de etkisiz hale getirebilmektedir.

İşte böylesi bir zihin dünyası, kimi zaman salt askeri vesayetin kalkacağı ya da Kürt sorununun çözüleceği gerekçesiyle siyasal iktidar ile mücadelede zaaflı bir tutum olarak karşımıza çıkarken kimi zaman da, siyasal iktidar ile mücadeleyi temel aldığı gerekçesi ile (egemen sınıflar arasındaki çatışmaların yarattığı bazı sonuçların kimi zaman emekçi sınıfların da yararına olabileceğini unutarak) gelişmeleri peşinen reddeden bir hatalı davranış olarak mücadelenin önüne çıkabiliyor.

Oysa bize göre, böylesi çok yönlü ve karmaşık bir sürecin sağlıklı bir değerlendirmesi ancak mevcut sınıflar mücadelesinin bütün yönleriyle kavranmaya çalışılması ile mümkün olabilir.

İşte bu yüzden işin kolayına kaçmadan, alelacele kavramlar uydurmadan, hata yapmaktan korkmadan, geçmiş ideolojik birikimlerimizin bugünü de açıkladığı iddialarının arkasına sığınmadan, “gitmekte ve gelmekte olanı” tarihsel materyalizm ışığında anlamak için, her türlü katkı ve eleştiriye açık zeminler inşa edilmesini bugün için önemli buluyoruz…

Bu çerçevede daha önce 14 Şubat-21 Şubat 2013 tarihleri arasında yürüttüğümüz “Bir hayalet dolaşıyor hala” başlıklı Komünist Manifesto’nun tarihselliği ve güncelliğini tartıştığımız iki günlük Nehir Forum’dan sonra, şimdi de 15-16 Haziran günlerinde  “Yeni bir rejim kurulurken, 18 Brumaire’i hatırlamak” başlıklı yeni bir Nehir Forum hazırlığı yapıyoruz.

Bu iki günlük yoğun tartışma zeminine hazırlık olması için de bir dizi atölye çalışması düzenliyoruz…

Atölyelerimizi Makine Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi‘nde gerçekleştireceğiz.

5 Mayıs 2013 Pazar günü sat 13:00’de başlayacak “Avrupa’da sınıf mücadeleleri ve siyasi rejimlere etkileri 1789-1871” başlıklı ilk atölyemizde, Karl Marks ve Friedrich Engels’in sınıf mücadeleleri ve siyasal rejimler konusundaki görüşlerini oluşturmalarına yol açan tarihsel toplumsal gelişmelerin arka planını tartışacağız. Özellikle Karl Marks’ın “Fransa’da Sınıf Savaşımları 1848-1850” ve “Louis Bonaparte’ın 18. Brumaire” adlı kitaplarının yazılmasına yol açan dönemin tarihsel siyasal toplumsal koşullarını tarihçi yazar Haldun Karyol‘un anlatımları üzerine hep birlikte değerlendireceğiz.

-İkinci atölyemizde ise, siyasetçi yazar Masis Kürkçügil ile birlikte 12 Mayıs 2013 Pazar tarihinde , bu tarihsel toplumsal gelişmeleri, Marks ve Engels’in nasıl bir yöntem ile ele aldıklarını, ne tür siyasal toplumsal sonuçlar çıkarttıklarını “Fransız Üçlemesi üzerine: Fransa’da Sınıf Savaşımları-Fransa’da İç Savaş ve 18 Brumaire” başlığı altında tartışacağız… Bir önceki atölye çalışmamızda tartıştığımız döneme has siyasal toplumsal çatışmaların nasıl sonuçlara yol açtığını tarihsel maddeci bir bakış açısı ile yeniden tartışacağız…

Üçüncü atölyemizde ise, 19 Mayıs 2013 Pazar “Türkiye’de sınıf mücadeleleri ve siyasi rejimleri: 1923-1950-60, 70-80 ve sonrası...” Burak Gürel’in sunumu ile birlikte tartışacağız… Türkiye’de yaşanan büyük siyasal ekonomik ve toplumsal gelişmeleri Marksist bir bakış açısı ile tartışmaya ve mücadele açısından kimi başlıklar çıkartmaya çalışacağız…

Dördüncü atölyemiz olan “Sınıflar, rejim, devlet tartışmalarında genel yaklaşımlar”da  26 Mayıs 2013 Pazar günü Doç. Dr Şebnem Oğuz’un sunumu ile Marksist devlet kuramları, temel kavramsal çerçeve ve sınıf mücadelelerinin rejim ve devlete olan etkisi üzerinde duracağız…

Beşinci ve son atölyede ise, “Marks’ta sınıf çalışmaları: Kavramdan Türkiye gerçeğine” başlığı ile Prof Dr Fuat Ercan’ın sunumu ile Türkiye’de yaşanan değişimin sınıfsal karakteri ve olası gelişmeleri üzerinde yeni mücadele imkanlarını tartışacağız2 Haziran 2013 Pazar günü.

15-16 Haziran’a kadar bu atölye çalışmalarının sunumlarını hazırlayacak ve Nehir Forum’da diğer tartışmacılar ile birlikte sunum yapacağız…

Hem 15-16 Haziran 2013 tarihinde gerçekleşecek olan iki günlük “Yeni bir rejim kurulurken 18 Brumaire’yi hatırlamak” başlıklı nehir foruma hem de hazırlık atölyelerine katılmak için lütfen nehirforum@toplumsol.org‘a mail atınız. Dostlukla…

Yorumlar

Bir Cevap Yazın