porno izle
analiz

Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 95’inci yılı!

Resmi söylemiyle bugün Cumhuriyet Bayramı, “tüm yurtta, KKTC’de ve Türkiye’nin büyükelçiliklerinde” kutlanıyor.

Ama son yıllarda cumhuriyet bayramları;

■ Cumhuriyetin kurucu liderlerinden Mustafa Kemal Atatürk’ten çok Abdulhamid’in itibar gördüğü,       

■ Cumhuriyet değerlerinden çok Osmanlının değerlerine öykünüldüğü,       

 

■“Laik bir toplum” değerlerinden çok, hayatın her alanına dinin nüfuz etmesi için devletin tüm imkanlarının seferber edildiği,       

■ Ülkenin cumhuriyet tarihinin gördüğü en gerici ittifak tarafından yönetildiği (*),       

■ Türkiye’nin Müslüman Kardeşçi cihadist grupların, yabancı istihbarat örgütlerinin topraklarında operasyon yaptığı,       

■ Kürt sorununu çözememiş ama tersine bunu Ortadoğu bataklığına dalmanın gerekçesi olarak kullanıldığı,       

■ Yasama, yargı ve yürütmenin “tek adam”da birleştirildiği,       

 

■ Seçim sonuçları beğenilmeyince tanınmadığı, seçimlerin adil yapıldığına artık kimsenin inanmadığı,       

■ Cumhuriyetin şahsında temsil edilen Türkiye’nin 200 yıllık demokratikleşme mücadelesinin kazanımlarının ortadan kaldırılıp “tek parti tek adam rejimi”nin inşası için ciddi adımlar atıldığı,       

■ Seçilmiş milletvekillerinin dokunulmazlıklarının tanınmadığı, Meclisin üçüncü büyük partisinin meşruiyetinin sürekli tartışmaya açıldığı,       

■ Seçilmiş belediye başkanları ve yöneticilerinin görevlerinden alınıp tutuklandığı, yerlerine “kayyım” atandığı,       

■ Cumhuriyet Bayramı kutlamasının 3. Havalimanını açılış törenine indirgendiği,       

 

■ Cumhuriyetin, Osmanlının “kadim çizgisi”nden bir sapma, “bir reklam arası” olduğu, AKP iktidarıyla tarihin Osmanlının bıraktığı yerden yeniden başlatılması olarak görüldüğü,…koşullarda kutlanıyor.

Evet Cumhuriyet, Kürt sorununun çözümü başta olmak üzere Türkiye’nin demokratik ve bağımsız bir ülke olmasında başarısız olmuştur. Bu yüzden de pek çok yönüyle eleştirilmektedir. Nitekim  Cumhuriyetin geldiği son nokta; çok partili, vatandaşın 4-5 yılda bir sandığa giderek milletvekillerini seçtikten sonra siyasetin dışına itildikleri, Anayasa’da tanınan özgürlüklerin bile kağıt üstünde kaldığı bir siyasi sistemdir.

Ama, bugün iktidarı elinde bulunduran AKP ve onun fiili ortağı MHP, tabiri caizse Cumhuriyet’in başından itibaren darbeler, cuntalar, sıkıyönetimler, OHAL dönemlerine karşın, ileriye doğru yürüdükleri yolu geriye, 1946 öncesinin “tek parti tek adam rejimine” doğru yürümeye başlamışlardır. Tabi orada kalmayıp Cumhuriyet öncesinin “Hilafeti”nin bugüne adapte edilmiş amaçlarını gerçekleştirmeyi de ihmal etmeden.

Dolayısıyla bugün, Cumhuriyet’in 95 yıllık tarihinde kazanım olarak ne kaldıysa kutlanacak olan da odur.

Ötesi hamaset, şaşalı törenler, iki yüzlü nutuklardır!

‘ANDIMIZ’ TARTIŞMASI

Son birkaç haftadır “Andımız”“cumhuriyetin değerleri”yle de birleştirilerek tartışılıyor.

Andımız, 1930’larda tüm milletlerin “Türk kökenli” olduğunu iddia eden “Güneş Dil Teorisi”nin, fiilen devletin ideolojisi düzeyine yükseltildiği dönemde yazılıp okunmaya başlanmıştır. Beş yıl önce de kaldırılmıştı.

 

Danıştay, “Andımız”ı kaldıran kararı anayasaya aykırı bulup iptal edince tartışma yeniden başladı. Ancak, MHP-İyi Parti bu tartışmayı milliyetçilik savunusuna dönüştürürken AKP ise “dindar ve kindar kuşaklar yetiştirme” amacı için “dini içerikli bir andımız” için alan açmak için “Andımız”a karşı çıkıyor.

Bu tartışmanın yukarıda adı geçen tarafları, bir madalyonun iki yüzü gibidir ve iki yüz de birbirinden kötüdür.

Oysa bugün aslolan ne milliyetçi ne de dini referanslı olan  bir eğitimdir. Tersine bugün sorun, dil, din, milliyet, bayrak,…farkı gözetmeden, halkların eşit haklar temelinde kardeşleşmesini savunan kuşaklar yetiştirilmesidir

(*) AKP-MHP arasında ittifak konusu siyasi olarak çözülen bir sürece girse de AKP-Erdoğan iktidarı MHP ile oluşturduğu ideolojik platformda kaldıkça, MHP’nin fikri iktidarda olmaya. MHP de koalisyonun ortağı olmaya devam edecektir.

Yorumlar