porno izle
analiz

1-    13 yıllık AKP iktidarının önümüzdeki süreçte nasıl bir siyasal toplumsal süreç öngördüğünü düşünüyorsunuz? Yeni Türkiye’yi nasıl tarif ediyorsunuz?

Bana kalırsa, hükumet çevreleri tarafından “Yeni Türkiye” olarak markalaştırılarak sunulan çerçevenin tam olarak ne olduğunu net değil, içi el yordamıyla dolduruluyor. Daha açık söylersek, AKP yöneticilerinin 2002’de iktidara geldiklerinde kurguladıkları bir sürecin sonuçlarının bugün görüldüğü gibi bir görüşe biraz mesafeli yaklaşıyorum. AKP yönetici kadrosu, her önemli dönemeçte beş adım sonrasını kurgulayarak adım atan stratejik bir oyuncu değil, sadece bir sonraki adımı düşünen pragmatik bir oyuncu. Bu miyop oyuncu kalıbının sonuçlarını gerek AKP-Cemaat kavgasında, gerekse bir önceki Cumhurbaşkanlığı seçiminde ya da Ergenekon ve KCK davaları süreçlerinde gözlemleyebiliriz. Ancak net olan hükumetin, bir yönüyle her rejimin kullandığı bir mekanizmayı devreye sokmuş olması: kendi meşruiyetini, öncekinin meşruiyetini sorgulayarak kurma. Buradan bakarsak yaratılmak istenen “Yeni Türkiye” markasının, hükumetin kendi seçmen kitlesini konsolide edecek bir çerçeveden öte bir anlamı olduğunu düşünmüyorum.

2-    AKP iktidarının geriletilmesi ve durdurulmasının yolunun nereden geçtiğini düşünüyorsunuz?

Türkiye’de seçmen davranışlarının nasıl geliştiği bir sır değil. Örneğin bu konuda uzun süredir araştırmalar yapan Ali Çarkoğlu hoca sade bir gerçeği vurguluyor. Oy verme davranışını etkileyen iki temel faktör var: ekonomi ve ideolojik pozisyonlar. Bu iki kriterden ikincisi kısa sürede değişmebileyeceğine göre, muhalefet temel stratejisini ilkinin üzerine kurduğu sürece başarılı olacaktır. Zira AKP önceki seçimlerde ekonominin durumuna göre, yani ekonomik gidişat iyiyse ekonomiyi, kötüyse ideolojik pozisyonu öne çıkararak seçim başarılarını kazandığını görebiliriz. Şunu da vurgulamak gerek: ekonomik sorunların gündeme getirilmesi için mutlaka 2001 yılındaki gibi bir ekonomik krizin patlak vermesine gerek yok. Şu anki durum, akıllı bir toplumsal muhalefet için yeteri kadar malzeme sunacak nitelikte. Önemli olan bunu sade ve herkes tarafından anlaşılır bir alternatif programa dönüştürebilmek.

3-  AKP’nin hem sokakta hem de Haziran seçimlerinde sandıkta nasıl geriletilmesinin mümkün olduğunu düşünüyorsunuz?

Mücadeleyi sokak-sandık olarak ayırmanın çok gerçekçi olmadığını düşünüyorum. Önceki sorudan devam edersem, sade ve herkes tarafından anlaşılabilir bir alternatif programı hazırlamak teknik olarak zor değil. Zor olan geniş anlamıyla toplumsal muhalefetin gündemini buradan kurması. Çünkü hükumetin uygulamaları pek çok farklı alanda, farklı toplum kesimlerini rahatsız eder nitelikte. Kadınlar üzerinde artan baskıdan tutun, Alevilerin hak taleplerine ya da yürüyen müzakere sürecine, her alanda parçalı gibi görünen süreçler işliyor. AKP’nin geriletilmesinin anahtarının bu alanları kapsayan, ancak emek mücadelesinin öncelikli sorunlarını önüne koyan bir hattın örgütlenebilmesi olduğunu düşünüyorum.

4-    AKP diktatörlüğüne karşı geniş bir “direniş koalisyonu” nasıl oluşturulabilir? CHP-Haziran-HDP ittifakının bu seçimlerdeki önemi nedir?

“Direniş koalisyonu” yukarıda işaret ettiğim temelde, asgari bir program ilkeleri üzerinden sağlanabilir. Ancak böyle bir koalisyonun bileşenleri arasında CHP’nin yer alacağını varsaymak pek gerçekçi değil diye düşünüyorum. En basitinden, CHP’nin savunduğu ekonomik program ile AKP’nin neoliberal programı arasında farklılıktan çok benzerlikler var. Dolayısıyla bir direniş bileşeni olmanın ötesinde, CHP’nin şu anda var olan muhalefet potansiyelini kilitleme işlevi gördüğünü düşünüyorum. Kendi tabanında böyle bir üçlü koalisyona sempati ile bakabilecek bir kitle olsa da, bu tabanın yönetime yansıması pek mümkün görünmüyor. Onun dışında, HDP’nin seçime parti olarak girmesinin Türkiye siyasetindeki hakim oyunu etkileyebilecek bir hamle olarak görüyorum. Böyle bir durumda eğer hükümetin geriletilmesi isteniyorsa, en rasyonel seçeneğin başta BHH olmak üzere, tüm emek hareketinin HDP’nin barajı geçme hamlesine destek olmak olduğunu düşünüyorum. Elbette bu destek boş kağıda atılan bir imza niteliğinde olmak zorunda değil. Tarafları bağlayıcı ve özellikle HDP yönetimi üzerinde de baskı oluşturabilecek asgari bir program üzerinde uzlaşılmak imkansız değil.

5-    Haziran seçimleri sonrasında ortaya çıkacak Türkiye siyasi tablosunun ne tür bir şekil alacağını düşünüyorsunuz, olanaklar ve tehlikeleri değerlendirebilir misiniz?

HDP’nin barajı geçmesi durumunda sürecin Erdoğan’ın tasarladığı gibi gitmeme olasılığı artacak. Bu durumda, toplumsal muhalefet için bazı olanaklar açılabilir. Ancak bu, muhalefetin kendi özgüçlenme ve kapasite geliştirme mekanizmalarını kurmasına bağlı olacak. HDP’nin barajı geçmemesi durumunda da kıyamet kopmayacak. Mücadele, niteliği ve yoğunluğu değişerek devam edecek.

Yorumlar